Yasemin Yurdakul Soruyor : “İlişki Kapasitesi: Hukuk, Aile ve Bağ Kurma Sınırları” Av.Selin Kırhan Yanıtladı

Konuk : Av.Selin Kırhan (Aile Hukuku Avukatı&Eğitmen)
Yakınlık çoğu zaman romantik bir hikâye gibi anlatılır. Oysa bağ kurmak; yalnızca sevmek değil, güvenebilmek, sınır koyabilmek ve kriz anında ilişkiyi koruyacak bir çerçeve oluşturabilmektir. İlişkiler kırıldığında ise mesele sadece iki insan arasında kalmaz; hukuk, hak, adalet ve güç dengeleri de devreye girer. Tam da bu noktada duygusal olan ile hukuki olan iç içe geçer.
Bu söyleşide, aile hukuku avukatı ve eğitmen Av. Selin Kırhan ile “ilişki kapasitesi”ni hukuki krizler üzerinden ele alıyoruz. Güven neden en kırılgan bağ haline geldi? Boşanma süreçlerinde hak arayışı ile görülme ihtiyacı nasıl ayrışıyor? Para gündeme geldiğinde neden geçmiş duygular görünür oluyor? Sınır koymak neden bir özsaygı meselesi?
Hukukun soğuk görünen yüzünün ardında, aslında çok insani bir soru var: Bağ kopmadan sınır koymak mümkün mü? Bu röportaj, tam da bu sorunun izini sürük
1. Yakınlığı sadece romantik ilişki olarak değil; ailemizle, çocuklarımızla, hatta işimizle kurduğumuz bağ olarak düşündüğümüzde, bir aile hukukçusu olarak sence en çok hangi bağ türü kırılganlaşıyor?
Tartışmasız ki güven. Yaklaşık 11 yıllık meslek hayatımda aile hukuku üzerine uzmanlaşmış özellikle bir saha avukatı olarak diyebilirim ki; ilişkileri kuvvetlendiren en önemli bağ karşılıklı güven. Duygularımızı yargılanmadan paylaşabileceğimiz, hassas yönlerimizi de korkusuzca gösterebileceğimiz bir ilişkinin içinde olmayı hangimiz istemeyiz ki? Ancak, ne yazık ki; günümüzde çiftler birbiri ile ayrılırken tanışıyor. Günün sonunda, karşısındakine teslim ettiği hassas yönlerinin, kendisine karşı kullanılmasıyla yaralanan öyle çok kişi var ki. O yüzden güven, dönemimizin en kırılganlaştırıldığı bağ.
2. Sana başvuran kişilerde en sık gözlemlediğin şey ne kadar bir “hak arayışı” , ne kadar bir “görülme ve anlaşılma ihtiyacı” ?
Bence duyguların bir istatiği yok. Bazı bireyler tamamen duygusal tarafla gerçekten evliliklerini bitirmek için değil, “boşanma davası açarsam eşim beni görür mü?” gibi düşünceyle soyut bir yola çıkmak, bazılarıysa gerçekten mutsuz oldukları ve zarar gördükleri bir evliliği bitirmek için hak arama mücadelesi ile yolun ta kendisi olmak istiyor. Tercih meselesi. Sonuçta, her insan değerini önce kendi belirler.
3. Bir aile içinde para gündeme geldiğinde neden yalnızca maddi meseleler değil; kimlik, aidiyet ve geçmişten beri sessizce biriken duygular da görünür hâle geliyor? Güç dengeleri değiştiğinde bastırılmış olan ne ortaya çıkıyor?
Gündem paraysa geçmişten bu yana getirilen halı altına süpürülen bir çok manevi konu da gün yüzüne çıkıyor. Pandemi sonrası insanların birbirine olan tahammülsüzlüğü öyle arttı ki, aile içinde güç dengesi değişsin, değişmesin “değişmeyen tek şey ben haklıyım davası” özellikle hikayenin öznesinde maddiyat varsa o hikayede herkes kendine göre haklı ve masumdur.
4. Bir ilişkinin hukuki sürece taşınması, sence bağın tamamen koptuğu anlamına mı gelir, yoksa başka bir forma evrilmesinin başlangıcı mıdır? Sen bunu nasıl gözlemledin?
Bir inatlaşma sonucu da çiftler kendini hukuki sürece taşıyabilir. Aile bağlarından hangisinin ne kadar ölçüde koptuğunun önemi büyük. Sevgi? Saygı? Sadakat? Önemli olan ilişkinde önce kendine sorduğun sorulara cesurca doğru cevap vermen. İnsan gerçeği en çok kendinden saklar. Boşanma çekişmeliyse sürecin ne kadar süreceğinin garantisini veremem ancak; sürecin ne kadar tatsızlaşabileceğinin garantisini verebilirim. Özetle, taraflar, duygularını itiraf edebildiklerinde ve hazır hissettiklerinde bir boşanma avukatının kapısını çalmalılar.
5. İlişki kapasitesi dediğimiz şey sence nedir? İnsanların kriz anlarında bağ kurma kapasitesi sana göre neden düşer?
Bence, insanların bir ilişkide ne kadar derin ya da sağlıklı yakınlık kurabildiklerinin ölçütü geçmişiyle ilişkili. Her ilişkinin dinamizmi ve kapasitesi başka. Kriz anlarında bağ kurma kapasitesinin düşme oranını insanın yaşadıkları belirler.
6. Boşanma, velayet ya da ekonomik anlaşmazlık süreçlerinde tarafların psikolojik destek alma oranı nedir? Destek alanlarla almayanlar arasında nasıl bir fark gözlemliyorsun?
Taraflar “evliliği kurtarabilir miyiz acaba?” sorusuna yanıt aramak için evlilik birliğinin son demlerinde terapiye gitmeyi tercih ediyor. Ancak, dava sürecinde de iyi hissetmek için verecekleri çaba önemli. Özellikle de çocukları varsa.
7. Toplumda artan bireyselleşme ve ekonomik belirsizlikler aile bağlarını nasıl etkiliyor? Sence insanlar artık daha mı az toleranslı, yoksa daha mı bilinçli?
Ekonomik sebepler boşanmaların başını çekiyor. Tolerans kalmadı ki; teknoloji ile gelen ulaşılabilirlik, tüketim arttıkça ilişkilerdeki bağlar da zayıflamaya yüz tuttu. Kök ailende ne kadar iyi de yetişsen, kendini yetiştirsen de eşinin anladığı kadarsın.
8. Mart sayımızın ana teması “Hayatla Bağ Kurma Sanatı.” Hukuki bir kriz yaşayan birine, bağını tamamen koparmadan sınır koyabilmesi için ne önerirsiniz?
Sınırlarınız olmazsa, kullanılmaya çok açıksınız demektir. Hayır da diyebilmeli insan. Öyle bir çağdayız ki, insanlar “nasılsın?” demeyi bile bir çıkarı varsa çok görmüyor artık karşısındakine. İlişkilerde yüz göz olmamak, tutarlı iletişim kurmayı bilmek ve sınır koymak insanın bu hayatta kendine duyabileceği en büyük saygı duruşu.
Anahtar kelimeler
Bunları da okuyabilirsin
Aile İlişkilerim
Aile İlişkilerimOnline Danışmanlık Nasıl Kullanılır? Online Danışmanlık: Haritadan Derinliğe
Levâic’te online danışmanlık sadece konuşmak değil; ihtiyacı netleştiren, hedefe götüren kişiye özel derinleşmedir. İstersen İlişki Yetkinliği Analiziyle başlayıp rapora göre ilerlersin; istersen doğrudan uzman/paket seçersin. Seans: 3 soru + 1 hedef + 1 görev.
İlişkiler8 Mart Özel: Kadınların Görünmeyen İlişki Emeği
Kadınlar ilişkilerde çoğu zaman “duygusal iklimi” görünmeden taşır: hatırlatır, toparlar, düzenler, yumuşatır. Bu emek görülmeyince sevgi değil tükenme büyür. Yazı, yükü adalete çevirmek için emeği somutlaştırma–duyguyu adlandırma–net talep–takip adımlarını önerir.
Toplumla Olan İlişkilerimToplumla İlişki: Aidiyet Kasını Güçlendirmek
Aidiyet kalabalıkta olmak değil; görülmek, duyulmak ve kendin olarak var olabilmektir. Bu kas büyük hamlelerle değil, küçük ve düzenli temaslarla güçlenir. Gerçek köprüler kurmak, otomatik “ait değilim” düşüncesini yakalamak ve ritim oluşturmak bağ kalitesini artırır.